
Kronik Yorgunluğa Karşı C Vitamini Alın
C vitamini ihtiyacı çoğunlukla soğuk algınlığı gibi hastalık dönemlerinde akla geliyor. Oysaki eksikliği ile bağışıklık sistemi zayıflatarak pek çok hastalığa davet çıkaran C vitamininin, özellikle kış mevsiminde alınması kronik yorgunluğun da giderilmesini sağlıyor.
Kronik yorgunluğun sebepleri;
-
Stres, travma ve depresyon
-
Geçirilmiş enfeksiyonlar
-
Disbiyozis
-
Anemi (kansızlık)
-
Kardiovasküler hastalıklar
-
Romatizmal hastalıklar
-
Karaciğer ve böbrek hastalıkları
-
Metabolik sendromlar
-
Uyku apnesi
-
Gereğinden fazla yemek yeme
-
Sağlıksız ve dengesiz beslenme (rafine karbonhidrat ve hazır paket gıdaların aşırı tüketimi)
-
Hormonal disfonksiyon (hipotiroidi, insülin direci, böbrek üstü bezi problemleri, menopoz, andropoz)
-
Besin emiliminin azalması
-
Mineral ve vitamin eksiklikleri
-
Alerji ve intoleranslar
-
Sürekli elektrosmoga maruz kalma
-
Vücudun bütünlüğünü bozabilecek yara, böcek ısırması veya skar izleri
-
Oksidatif stres ve serbest radikallerin artması
-
Kişinin uzun süre toksik ve kimyasal maddelere maruz kalması (hava kirliliği, ağır metaller, kimyasal çözücüler, boyalar, aşırı ilaç alımı, amalgam dolgular, radyasyon….)
-
Uzun süreli kapalı alanda çalışma ve hareketsiz kalma
-
Az su içme, fazla çay ve kahve tüketimi
-
Sigara ve alkol tüketimi
-
Kalitesiz cinsellik
KRONİK YORGUNLUĞUN ÖNEMLİ SEBEBİ
Askorbik asit; yani C vitamini vücutta birçok kimyasal reaksiyonun normal fonksiyonlarını devam ettirmesi için gereklidir. Bu vitaminin orta-ileri derecede eksikliğinde böbrek üstü bezlerinin iyi çalışamadığı için büyüyebilmesi de söz konusudur. Böbrek üstü bezlerinin kabuk kısmından yeterli hormon üretilememesi, kronik yorgunluğun da ortaya çıkmasına neden olur. Bunun başlıca sebepleri arasında C vitamini eksikliği yer alır. Yine C vitamini eksikliğinde, destek doku kaybına bağlı ciltte kırışıklık ve gözaltında torbalanma ve morluklar görülebilir.
EKSİKLİĞİ EKLEM VE KAS AĞRILARINA YOL AÇABİLİYOR
C vitamini eksikliği; yorgunluk, uyuşukluk hissi, bağışıklık sisteminde zayıflama, diş etlerinde şişlik ve kanama, ciltte sebepsiz morluklara kadar ilerleyen deri altı kanamalara, saç kalitesinde bozulmalara, eklem-kas ağrılarına, nefes darlığı ve kemik kırılmalarına yol açabilir. Sentetik olarak laboratuvar ortamında glikozdan elde edilebilen C vitamini, vücut tarafından üretilmediği için dışarıdan başta turunçgiller olmak üzere, domates, maydanoz, çilek, kuşburnu, böğürtlen, lahana ve birçok yeşil yapraklı sebzelerden alınmalıdır.
SOĞUK HAVALARDA C VİTAMİNİ GEREKSİNİMİ ARTAR
C vitamini ihtiyacı, vücut tarafından “stresli bir olay” olarak algılanan hamilelik süreci, emzirme, gece vardiyasında çalışma, kronik uyku azlığı, besin zehirlenmeleri, enfeksiyonlar, soğuk, travma, yaralanma, ağır egzersizler, yanık ve ameliyat gibi durumlarda oldukça artar. Bunun dışında sigara içen, doğum kontrol hapı kullanan ve alkol tüketen kişilerin de günlük C vitamini ihtiyaçlarını doğal olarak karşılaması gerekir.
DOĞAL C VİTAMİNİ KAYNAKLARINA YÖNELİN…
C vitamini pişirme işlemine karşı oldukça dayanıksızdır. C vitamini hava ile temas ettiğinde ya da 70 derecenin üzerindeki ısıda kolaylıkla tahrip olur. Turunçgillerin bir kez kabuğunun kesilmesi bile hava ile temas etmesine yol açar. Hava temasının az olması için mümkün oldukça büyük parçalar halinde doğranmalıdır. Tüketilinceye kadar mutlaka buzdolabında saklanmalıdır. Derin dondurucuda 2 aydan fazla saklanmamalıdır. Çok az pişirilmeli ve çok az su kullanılmalıdır.
Suda eriyen bir vitamin olduğu için pişirme sırasında suya geçen C vitamini geri kazanılabilir. Örneğin; brokoli, patates haşlanan su, çorba ya da püre yaparken kullanılabilir. C vitaminini, kızgın yağ ile temas ettirmek doğru değildir. Bunun için buharda haşlama ya da tavada sote yapılması daha doğrudur.
- Açerola kirazları: 1644 mg /98g ( 1 su bardağı)
- Camu-camu meyveleri çiğ; Camu tozu: 2400 ila 3000 mg/100 g; camu tozu 682 mg/5 g (1 çay kaşığı)
- Kuşburnu: 426mg/100g
- Guava: 377 mg/165 g (1 su bardağı)
- Kuş üzümü, özellikle kuş üzümü: 203 mg/112 g (1 su bardağı)
- Brokoli: 182 mg/280 g (1 büyük sap)
- Kivi: 164 mg/177 g (1 fincan)
- Liçi meyvesi : 136 mg/190 g (1 fincan)
- Tatlı sarı biber: 120 mg/149 g (1 su bardağı doğranmış)
- Yeşil biber: 109 mg/45 g (1 biber)
- Portakal: 95,8 mg/180 g (1 su bardağı)
- Çilek: 89,4 mg/152 g (1 su bardağı)
- Papaya: 86,5 mg/140 g (1 su bardağı)
- Limonlar: 83,2 mg/108 g (1 çekirdeksiz meyve)
- Kale: 80,4 mg/67 gr (1 su bardağı)
- Maydanoz: 79.8 mg/60 g (1 su bardağı)
- Kırmızı biber: 64,7 mg/45 g (1 biber)
- Brüksel lahanası: 13 mg/21 g (1 filiz)
- Kekik: 1,2 mg/1 g (1 çay kaşığı)
- Deniz İğdesi : 165 mg/100 g